“Atatürk’ün Mimarı” Seyfi Arkan’dan Modern Mimarinin Temsili Niteliğinde Bir Yapı: Florya Atatürk Deniz Köşkü

Geçen sayıda İmran Satış Atar’ın kırsalda bir modern müzeye, -1970’li yıllarda Erten Altaban tarafından tasarlanan ve 2007’de Cengiz Bektaş Mimarlık İşliği tarafından bir ek yapı eklenen Afrodisias Müzesi’ne- yaptığı bir geziyi gündemimize taşımıştık. Yazı dizimizin bu yazısında ise Buse Baloğlu Yelken ile beraber, Türkiye Modernizmi’nin ikonik yapılarından biri olan ve Seyfi Arkan tarafından tasarlanmış olan Florya Atartürk Köşkü yerleşkesini ziyaret ediyoruz. Bu yapı ve dahil olduğu yerleşkenin restorasyon proje ve uygulamasında etkin bir rolü olan Yüksek Mimar Buse Baloğlu, bize yerleşkenin mimarisi ve tarihi ile ilgili bilgi verirken aynı zamanda bizi yerleşkede sanal bir geziye çıkarıyor. Bu yazıyla bir kez daha modern eserlere yapılan gezilerin duygu ve düşünce dünyamıza katkısını derinden hissediyoruz. Yazının daha çok kişinin Florya Atatürk Köşkü’nü ziyaret etmesiyle sonuçlanması dileğiyle.
Bölüm Editörü: Prof. Dr. Figen Kıvılcım Çorakbaş
Bursa Uludağ Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü

İstanbul Florya sahilinde bulunan Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi Florya Atatürk Deniz Köşkü, Maiyet Köşkleri (kırmızı ve mavi köşkler günümüze ulaşamamıştır) ve hizmet binalarıyla birlikte Atatürk’ün Modern Türkiye anlayışının küçük bir temsili niteliğindedir. Atatürk’ün halkla birlikte denize girdiği, manevi kızı Ülkü ile yürüyüşe çıktığı ve Cumhuriyet rejiminin yöneten ile yönetilen arasındaki yeni ilişkisini temsil eden ikonik fotoğrafları bu yerleşkede çekilmiştir (Resim 2, 3). Florya Atatürk Deniz Köşkü sahil yapıları ile bir bütün olarak değerlendirilerek anlatılmalıdır. Ancak hepsinin kendine özel bilinmesi gereken hikayesi olması sebebiyle odak noktası olarak Deniz Köşkü belirlenmiştir.


1935 yılında Atatürk’ün sağlığının kötüleşmesiyle birlikte doktorunun deniz suyu ve havasının iyi geleceğini önermesiyle Atatürk’ün sık sık ziyaret etmeyi sevdiği Florya’da bir yazlık köşk yapımına karar verilmiştir. Bunun üzerine Martin Wagner ve Seyfi Arkan’ın da içinde bulunduğu üç mimardan proje istenmiştir. Projeler arasında Martin Wagner’in sahilde daha kapalı bir yaklaşımla tasarladığı projeye karşılık olarak Seyfi Arkan’ın modern bir dille tasarladığı ve sahil kısmının halka açık bir dinlenme mekanı olarak değerlendirildiği tasarım seçilmiştir. Atatürk bu yaklaşımı memnuniyetle karşılamış ve bu memnuniyetini “Projenizde beni halkımla birlikte etüt etmenizden çok mütehassıs oldum.” sözleri ile dile getirmiştir. Böylece proje ve uygulama süreci İstanbul Belediyesi’nin Atatürk’e bir armağanı olarak 1935 yılında başlamıştır. Haziran ayında temel direklerinin inşasıyla başlanan uygulama 43 gün gibi kısa bir sürede tamamlanarak 14 Ağustos 1935’te bitirilmiştir. Köşkün yapım sürecinde Atatürk sık sık ziyaretlerde bulunmuş ve halka birlikte denize girmiştir. (Resim 4, 5)


1936 yılında Türkiye’yi tanıtmak amacıyla Amerika’dan Julien Bryan isimli bir görüntü yönetmeni gelerek yaklaşık 20 dakikalık “Turkey Reborn” isimli bir belgesel hazırlamıştır. Bu belgeselin son 5 dakikası Atatürk’ün Florya’daki günlük yaşamından karelerden oluşmaktadır. Bu kısımda yönetmen Atatürk’ün buradaki sade yaşantısını “…Türk milletini ileri uygarlık seviyesine taşıdıktan sonra artık geçmiş sıkıntılarını unutabilir, güneşte ve kumda bütün vücudunu dinlendirebilir.” olarak tanımlamıştır. Kültür Turizm Bakanlığı “filmarsivim” isimli web sitesi üzerinden ulaşabileceğiniz bu belgeseli izledikten sonra yapıya gitmenizi ve o gözle incelemenizi öneririm. Benim için en keyifli anlardan birisi belgeselde geçen fotoğraf açılarını yakalayarak gözümde canlandırmaktı.


Atatürk’ün Florya’yı sevmesi ve sağlığı sebebiyle dinlenmesi için yapılan köşk Atatürk döneminde sadece dinlenme mekanı olarak kullanılmamıştır. Resmi toplantılar yapılmış, sanatçılar ve yabancı ülke başkanları misafir edilmiştir. Bu toplantılardan bazıları rutin olarak gerçekleşen “Atatürk’ün Sofrası olarak bilinen fikir ve müzakere ortamlarıydı. Köşkün modern mimari mirasın önemli temsillerinden birisi olmasının yanı sıra siyasal ve bilimsel toplantılar için kullanılması, Ankara Çankaya Köşkü ve Dolmabahçe Sarayından sonra Cumhurbaşkanlığı Makamı olarak hizmet vermesi onu tarihi açıdan da ayrıcalıklı kılmaktadır.


Köşkün genel tarihinden ve öneminden bahsettikten sonra sizinle köşkü gezmeye başlayabiliriz. Kara yoluyla da ulaşabileceğiniz köşkte İstanbul trafiğinden bağımsız hareket etmek istiyorsanız Halkalı Marmaray hattı doğru tercih olacaktır. Sirkeci, Yenikapı gibi duraklardan binerseniz yol boyunca sur içindeki yapı tipolojisinden sonra İstanbul Kara Surları ile birlikte eski İstanbul’a veda ederken İstanbul’un daha az betonarme olan ve hala sakin kalabilen semtlerine ulaşabilirsiniz. Florya durağında indiğinizde önce bugünkü İstanbul kalabalığına rağmen böyle bir doğayla karşılaşmanın şaşkınlığı karşılıyor sizi. Duraktan çıktığınızda sahil yolunu takip ederek 5 dakika içinde ulaşabiliyorsunuz köşk ve sahil yapılarının güvenlik noktasına. Sahil yapıları TBMM’ye ait olduğu için girişte polis güvenlik noktası bulunmakta. Köşkü ziyaret edeceğinizi söyleyerek içeri girebilirsiniz. Şu an sahilde restorasyon şantiyesi devam ettiği için sahil yapılarını görmeniz ne yazık ki mümkün değil. Bu sebeple sol tarafınızda köşkün uzaktan görünüşü, sağ tarafınızda metal güvenlik panellerinden oluşmuş ince bir yolla şantiyeye girmeden köşke ulaşabilirsiniz.

Köşkün giriş köprüsünün başlangıç noktasında küçük bir bilet kontrol noktası bulunmakta. Biletinizi aldıktan sonra 67 metre uzunluğundaki köprüye adım atarak gezimizi başlatabiliriz (Resim 10). Deniz Köşkü denize çakılan 238 adet putrel ayaklara sabitlenen beton zemin üzerine tamamen ahşap kullanılarak yapılmıştır. İlk tasarımında yaklaşık 10x20 cm boyutlarındaki çapraz elemanlarla bağlı putrellerle narin bir görünümü varken günümüzde yaklaşık 80 cm çapındaki betonarme elemanlara dönüşmüştür (Resim 11, 12). İlk tasarımında daha narin ayaklarla deniz üzerinde yüzer bir gemi algısı yaratırken şu anda yapılan müdahalelerle o etkinin yok olmasa da kırıldığını söylemek mümkün. 1935 yılında yapımı tamamlanan köşkün ayakları nem ve lodos kaynaklı sık sık onarım görmüştür. 1961 yılında ilk kapsamlı onarımını geçiren köşkün putrel ayakları betonla sarılmıştır. Daha sonra belirli aralıklarla yapılan onarımlarda mevcut beton üstüne betonarme ve çelik ceketleme gibi sistemlerle güçlendirme yapılmıştır.


Köprünün sonuna geldiğimizde giriş terası ve dikey ışık kulesi bizi karşılar. Giriş terasında ışık kulesinin sağ tarafında güvenlik odası, sol tarafında ise müze terasına giriş kapısı bulunmaktadır. Tek katlı tasarlanan köşkün zemini 626 metrekaredir. 281 metrekare terası, 275 metrekare iskelesi ve 320 metrekare köprü alanıyla toplamda 1534 metrekaredir. Yapının plan şemasını işlevlerine göre gece gündüz ve personel&servis hacimlerinin birleşmesiyle oluşan, birbirini dik kesen iki dikdörtgenin kompozisyonu olarak tanımlayabiliriz. Bu dikdörtgenlerden karaya dik olarak yerleştirilen 46 x 90 metre boyutlarındaki hacim personel ve servis bölümüne ayrılmıştır. Milli Saraylar Dairesi Başkanlığı arşivinden ulaşılan köşkün ilk yerleşim planını incelediğimizde bu bölümün nöbetçi, koruma personelleri odası, berber odası gibi işlevleri olduğunu görebiliriz (Resim 13). Günümüzde bu odalar müze personellerinin, güvenliğin ve köşk amirinin odaları olarak kullanılmakta olup ziyarete kapalıdır.

Müze olarak gezilebilen doğu-batı doğrultusundaki 50 x 11,25 metre boyutlarındaki hacim ise ilk tasarımında giriş kısmı ve solunda toplantı salonu ve çalışma odası olarak gündüz mekanı, sağ kısımda bir koridor üzerine eklemlenen yatak odalarıyla birlikte gece mekanı olarak işlevlendirilmiştir. İlk terastan devam ettiğimizde karşımızda müze giriş kapısını görürüz. İçine girdiğimizde bizi ilk karşılayan mahal toplantı salonudur. Toplantı salonu plan şemasının merkezini oluşturmaktadır. Kullanılan mobilyaların büyük çoğunluğu özgündür (Resim 14). Aydınlatma elemanları ise Seyfi Arkan tarafından tasarlanmıştır. Toplantı odasının sol tarafında Atatürk’ün çalışma odası bulunmaktadır. Burada kullanılan mobilyaların Seyfi Arkan ve Fazıl Aysu, kitaplığın ise Seyfi Arkan tarafından tasarlandığı bilinmektedir. İşlevselliğin ön plana çıktığı mobilyalar yalın ve sade formlarıyla dikkat çekmektedir. Çalışma odasının ve tavan detaylarının Seyfi Arkan tarafından tasarlandığı bilinmektedir.


Toplantı salonunun sağ tarafında bulunan kapıdan geçtiğimizde doğu-batı aksındaki yatak odaları ve ıslak hacimlerini görebiliriz. Bu hacimler Atatürk, Afet İnan, Sabiha Gökçen, Makbule Atadan ve Ülkü Adatepe tarafından kullanılmıştır. Bunlar haricinde misafir yatak odaları da bulunmaktadır. Misafir mahalleri güncel durumda ziyarete kapalıdır. Yatak odalarında bulunan masif ahşap malzemeden üretilen mobilyaların köşkteki diğer mobilyalarla uyum içinde olduğunu söylemek mümkündür.


Atatürk’ün duvarları beyaz zemini ise renkli fayansla kaplı banyosu Köşkün geçirdiği onarımlar dikkate alındığında bütüncül olarak korunabilen tek mahalidir. Ancak burada bile vitrifiye gibi elemanlarda değişimler bulunmaktadır. Bu mahalde Atatürk’ün hastalığı döneminde özel olarak tasarlanan sandalye görünümlü tartı bulunmaktadır.

Köşkün iç mekanları ve mobilyaları dönemin üslubunu yansıtmaktadır. Aydınlatma elemanlarının Seyfi Arkan tarafından yapıldığı, mobilyaların ise Seyfi Arkan ve Fazıl Aysu tarafından yapıldığı bilinmektedir. İç mekan ve mobilya anlayışının genel olarak dönem üslubu ve yapının tasarım özellikleri ile örtüşmektedir. Daha çok işlevsellik ve sadelik ilişkisinin ön planda olduğu köşkün mimari ve iç mimari özelliklerinde Bauhaus ve Art Deco’nun öne çıktığı görülmektedir.
Florya Atatürk Deniz Köşkü’nde modern mimarlık akımına ait izleri mimari kurguya ek olarak hem iç mekanın genel atmosferinde hem de mobilyalarında görmek mümkündür. Özellikle iç mekanlarda sadelik ve netliğin ön planda olması; mekanlarda yalın renklerin ve geometrik desenlerin kullanılması bu akımların tasarım anlayışlarıyla paralellik göstermektedir. Bozdoğan (2), (2002), Deniz Köşkü’nü Modern Hareket’in transatlantik etkisinin 1930’lardaki en özlü ifadesi olarak tanımlamıştır. Ana toplantı salonu mekanının tamamen cam çıkma yapması, teras çatının ince bir konsolla uzatılması, gemi güvertesini andıran ince uzun koridorların beyaz korkuluklarla tamamlanması, batı cephesinde sıralı dairesel pencerelerin (lombar) bulunması Bozdoğan’ın bu yapıyı Arkan’ın gemi binası olarak tanımlamasını sağlamıştır (Resim 19, 20).


1959 yılında Milli Saraylar Müdürlüğü’ne tahsis edilen Florya Atatürk Deniz Köşkü Kompleksi, 1976 yılında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne bağlanmıştır. 1988 yılında Milli Saraylar Daire Başkanlığı’na geçen köşk, bu tarihe kadar dönemin cumhurbaşkanları tarafından kullanılmıştır. 1988-1993 arasında kapsamlı onarım geçiren köşk, 29 Ağustos 1993’te müze olarak kullanıma açılmıştır. Günümüzde rölöve-restitüsyon-restorasyon çalışmaları devam eden köşkün mevcut halini görmek isteyenler zaman kaybetmeden ziyaret etmeli. Köşkte tabliye altındaki ayaklarında bulunan statik problemler ve tabliye üstündeki ana yapısında bulunan gereklilikler sebebiyle kısa bir süre sonra kapsamlı bir restorasyon süreci başlayacak. Bir restorasyon uzmanı olarak bu kapsamda köşkü çalışıp karar mekanizmasında bulunuyor olmak meslek hayatımdaki en büyük gururlardan. Umarım sizde restorasyon süreci başlamadan ve restorasyonu tamamlandıktan sonra ziyaret ederek emeklerimizin sonucunu bizimle paylaşabilirsiniz.
NOTLAR VE REFERANSLAR:
- Bu tanım Seyfi Arkan’ın Çankaya Hariciye Köşkü Proje Yarışmasında (1933-1934) birincilik ödülü alarak Atatürk’le tanışması ve yakınlık kurması sebebiyle mimarlık tarihçileri tarafından yapılmaktadır.
- Bozdoğan, S. (2002). Modernizm ve Ulusun Yeniden İnşası: Erken Cumhuriyet Türkiye’sinde Mimari Kültür. Metis Yayınları, İstanbul.
- Kültür ve Turizm Bakanlığı Arşivleri: Julien Bryan Yeni Türkiye Belgeseli (www.filmmirasim.ktb.gov.tr).
- Milli Saraylar Daire Başkanlığı Arşivi, İstanbul.
- Florya Atatürk Deniz Köşkü, 2021, Aytekin Kılavuz, TBMM Basımevi, İstanbul.
- Doğumundan Ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü, Prof. Dr. Utkan Kocatürk, 1999. https://atam.gov.tr.
- Özgür Proje Mimarlık İnşaat LTD. ŞTİ çizim ve fotoğraf arşivi.



