Tercüman Gazetesi Binası Yıkıldı

Gülce Halıcı

Arşivden: Serbest Mimar, Sayı 50 · 2024

PAYLAŞ

Türkiye mimarlığının mihenk taşı yapılarından biri olan Muhlis Tunca ve Günay Çilingiroğlu tasarımı Tercüman Gazetesi Matbaa ve Yönetim Tesisleri binası yıkıldı. İstanbul’da bulunan ve 1974 yılında inşaatı tamamlanan Tercüman Gazetesi Matbaa ve Yönetim Tesisleri binası Muhlis Tunca ve Günay Çilingiroğlu tarafından tasarlanmıştı. Yeni Brütalizm mimarisi içerisinde Türkiye’de üretilmiş önemli yapılar arasında bulunan Tercüman Binası, Türkiye mimarlık tarihinde büyük bir yere sahipti. Yaklaşık 50 yıldır ayakta olan, farklı işlevler ve isimler kazanan yapı son dönemde Toya Plaza adını almış bir iş merkezi olarak hizmet veriyordu. 19.344 metrekarelik 5 katlı binanın yıkımına 4 Aralık 2023 tarihinde başlandı.

Resim 1. Tercüman Binası (Salt Araştırma Gültekin Çizgen Arşivi). 

11. TSMD Büyük Ödülü kazananı, meslek yaşamı boyunca gerçekleştirdiği öncü, araştırmaya dayalı, nitelikli projeler, mimarlığa ve kent kültürüne yönelik çok boyutlu katkıları, çok sayıda mimarın yetişmesine yönelik olarak verdiği emek, taviz vermeden sürdürmeye çalıştığı modernist, çağdaş mimarlık arayışlarının yanı sıra işlevsellik, sağlamlık gibi mimarlığın asal ilkelerini yalın bir üslup içinde özgün bir estetik anlayışı birleştirme çabaları ile mimarlık ortamında belirgin bir iz bırakan Günay Çilingiroğlu’nun kardeşi Mutlu Çilingiroğlu ile Kerem Piker’in Serbest MİMAR’ın 18. sayısında yapmış oldukları röportajda Tercüman Binası’ndan şu şekilde bahsediliyor: “Biliyorsunuz Tercüman Binası Günay bey’in Muhlis Tunca ile ortaklığı döneminde beraber tasarladıkları bir yapı. Tercüman Binası bizim ne Avrupalı toplum yapımızın yansımasıdır, ne de doğulu. Tercüman Gazetesi o dönemin güçlü bir gazetesi. Ve siyasetin o günkü gücünün sempatizanı gibi. Dolaysıyla böylesine bir yapı ve proje önerisinin belediyelere ve imar müdürlüklerine kabul ettirilmesi de kolay değil. Bugün sen gidip onu yapamazsın. Kırk sene evvel yaptın. Üstelik yapı deprem de geçirdi. Bugünün teknik olanakları içerisinde üretme gücü olan mimar ya da yatırımcı hesaba kitaba dayalı bir çözümle geliyorsa sen hala primitif kasaba yasaklarıyla davranma hakkına sahip değilsin ki. Niye bu ülkenin gelişmesini bu tür böyle küçük motiflerle yasaklıyorsun, engelliyorsun da ufkunu açmıyorsun? Bunları delmeye çalışan bir adamdı. Bunu da militan bir tarzda asla yapmadı. Üreterek yani mesleğini kullanarak yaptı.”

Atilla Yücel 1985 yılında kaleme aldığı Tercüman binası hakkındaki kapsamlı yazısında tasarımı “Matbaa, bir uçtan kağıdın rulo olarak girip diğer uçtan bitmiş gazetenin çıktığı bir üretim bandı olarak en alt kotta, karayoluna paralel lineer bir dikdörtgen kütle içinde ele alınmıştır. Başlangıçta bu kütlenin araziyle bütünleşmesini daha da vurgulamak üzere çatı örtüsünün çimen olması düşünülmüştü. Böylece bu lineer yatay öğe, ana bloğun altında “unutulmak istendiği” izlenimini veren ve kütlenin plastik bütününe pek katılmayan bir tür “yapay topoğrafya” oluşturmaktaydı.” sözleriyle anlatıyor.

Muhlis Tunca ve Günay Çilingiroğlu’nun işlev ve form arasındaki ilişkiye getirdiği yorum, modern Türkiye mimarlığı için taşıdığı önemin yanı sıra anıtsal bir değer de barındıran Tercüman Binasının korunamaması kuşkusuz kent hafızası için büyük bir kayıp oluşturacak.

Resim 2. Tercüman Binası yıkımı sırasında (AA).