Türkiye Modern Mimarlığının Bir Temsilcisi Daha Yok Oluşun Eşiğinde: Fındıklı Akbank Genel Müdürlüğü

docomomo_türkiye adına

H. İlke Alatlı — Dr. Mimar · Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü

Nezih R. Aysel — Prof. Dr. · Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü

Arşivden: Serbest Mimar, Sayı 55 · 2025

PAYLAŞ

Tophane ile Kabataş arasında uzanan Meclis-i Mebusan Caddesi’nin, Taksim’le bağlantılı Meclis-i Mebusan Yokuşu ile buluştuğu köşede konumlanan ve modern Türk mimarlığının özgün örnekleri arasında yer alan Sedad Hakkı Eldem tasarımı Fındıklı Akbank Genel Müdürlüğü binası, 2016 yılından beri hayatta kalma mücadelesi içinde. 2010’dan bu yana dönüşüm baskısı altındaki bu önemli cadde üzerinde 1950’li yıllardan itibaren üretilmiş olan pek çok ofis binası Galataport projesinin etkisinde otel olarak yeniden işlevlendirilmekte. Fındıklı Akbank Genel Müdürlüğü binası da benzer bir dönüşüme maruz kalmak üzereyken, bugün belirsizlik içerisinde akıbetini bekliyor.

Resim 1. Fındıklı Akbank Genel Müdürlük Binasının yapıldığı ilk yıllar. · İstanbul İmar AŞ kurumsal sitesi: https://www.imar.istanbul/tr/proje/akbank-findikli-binasi 

Ana caddeye hakim bir noktada konumlanan Fındıklı Akbank binası ayrı parsellerden oluşan bir yapı adasında yer almakta. Bina, adanın tamamı için projelendirilmek istense de bazı parsellerin satın alma süreçlerinde aksaklıklar nedeniyle proje modüler bir yapılar grubu olarak geliştirilir. Ana projeye yapılan ekler, sonradan ilave edildiği anlaşılacak ancak aynı zamanda dil birliğini koruyacak şekilde tasarlanır. Yapıda, dönemin uluslararası alanda yaygın bir yaklaşımı olan açık ofis prensibi doğrultusunda geniş toplu çalışma alanlarının oluşturulması hedeflenerek her katta 11 metre derinlikliğinde, cephe boyunca yaklaşık 26 m genişliğe varan çalışma salonları yaratılır. 

Betonarme karkas sistemin kullanıldığı binada, büyük salonu taşıyan strüktürel çözüme üçer metre aralıkla düzenlenmiş derin kolonlarla ulaşılır. Projede betonarme elemanların Marmara mermeri ile kaplanması ön görülse de Eldem’in ifadesiyle “malzemeye karşı çekimserlik nedeniyle” uygulamada suni taş kaplama kullanılır (Eldem, 1971). Taşıyıcı strüktürünün bir yansıması olan cephe aynı zamanda doğu yönüne bakan ofis mekanlarındaki güneş ışığı denetimini sağlamak amacıyla detaylandırılmıştır. 

Resim 2. Tasarım sürecinde Sedad Hakkı Eldem’in cephe eskizleri. · MSGSU Rektörlüğü Fotoğraf Arşivi.

Binada uygulanan teknik donatılar dönemin ilk örneklerini oluşturmaları açısından dikkat çekicidir. Büyük salonların tavanlarında ses yalıtımı için kullanılan akustik levhalar ve gömülü havalandırma sistemleri döneminin yeni teknolojilerindendir. Binanın gece görselliği iç mekân tasarımının parçası olarak düşünülmüş, aydınlatma elemanları tavanda eşit aralıklarla yerleştirilerek düzenli ışık dağılımı sağlanmıştır. Aydınlatma sistemi Türkiye’de ilk kez bu ölçekte bir büro binasında uygulanmıştır (Eldem, 1971). Fındıklı Parkı üzerinden Boğaziçi’ne açılan ana cephe, tasarımındaki bu ilke doğrultusunda uzun yıllar Boğaz’ın gündüz kadar gece siluetine de katılır. Eldem’in Boğaziçi’ne açılan ve önündeki Fındıklı Parkı nedeniyle hiç kapanmayacak olan bu cepheyi oldukça önemsediği literatürde yer alan tasarım sürecine dair eskiz ve maket çalışmalarından anlaşılır. Bu anlamda, Eldem’in bir mimar olarak Boğaziçi ile kurduğu derin ilişki bağlamında değerlendirildiği söylenebilir.

Türkiye’de 1960’lar mimarlığının seçkin örnekleri arasında yer alan Akbank Genel Müdürlük Binası, tasarım ve uygulama süreçleriyle döneminin mimari yaklaşımlarını yansıtan önemli bir yapı olarak değerlendirilebilir. Bütüncül olarak tasarlanan özgün çalışma mekânı, strüktür ve cephe düzeninin uzun süreli etüt ve denemeler sonucunda geliştirildiği anlaşılan yapı bu bakımdan Sedad Hakkı Eldem’in yakın dönem üretimleri arasında özel bir yere sahiptir.

Yapının konumlandığı ve bugün yüksek ekonomik değer oluşturan Tophane-Kabataş aksının dönüşümü iki yüzyıl önceye uzanıyor. Osmanlı batılılaşmasının mekansal bir sembolü olarak Dolmabahçe Sarayının inşası, bu aksın saray ile Bab-ı Ali arasında bir protokol yolu kimliği kazanmasının başlangıcını oluşturur. Bu dönemde bazı temsil yapıları bu aks üzerinde inşa edilmiştir. 19. yüzyıl sonunda Galata rıhtımının inşa edilmesi ise bölgede uzun soluklu bir sanayi ve ticaret işlevinin başlangıcını tetikler. 20. yüzyıldaki köklü değişim 1955-58 yılları arasında Meclis-i Mebusan Caddesinin genişletilmesidir. Menderes dönemi imar faaliyetleri kentte yeni aksların açılarak otomobil kültürünün yaygınlaşmasının yanı sıra yeni ticaret alanlarının oluşumuna da vesile olur. Yine Sedad Hakkı Eldem tarafından tasarlanan Salıpazarı antrepoların inşası da bu yıllarda gerçekleşir. Söz konusu müdahale sonrasında cadde birçok ticari kuruluşun yönetim merkezlerine ev sahipliği yapmaya başlar. Fındıklı Akbank Genel Müdürlüğü binası bu değişimin nitelikli temsilcileri arasında yerini alır. Boğaziçi geçişlerinin yapılmasıyla merkezi iş alanlarının Maslak-Büyükdere aksına kayması sonucunda kent merkezinde kalan bu aks turizm alanına dönüşmeye başlar ve 2010’lardan itibaren oluşan ekonomik değer, en büyüğü Galataport olan pek çok dönüşüm projesinin de önünü açar.

Binayı bugün içerisinde bulunduğu duruma taşıyan sürece bakıldığında değişen kentsel dinamiklerin ve ekonomik koşulların etkisi açıkça görülmekte:

Akbank Genel Müdürlük binasının inşası 1968’de tamamlanır. İnşaatın yüklenicisi Koşuyolu Mahallesi (1954), İBB Saraçhane Büyükşehir Belediye Binası (1961) ve Atatürk Kültür Merkezi (1967) gibi projelerin hayata geçmesini sağlamış olan İstanbul İmar Limited Şirketi’dir. 1990’lardan itibaren Büyükdere caddesi üzerinde yeni merkezi iş alanının gelişimiyle Akbank Genel Müdürlüğü burada inşa edilen yeni merkezine taşınır. Yapı, banka tarafından Aksigorta Genel Müdürlüğü olarak kullanılmaya devam eder. 2013 yılında yapının mülkiyeti el değiştirir. Aynı dönemde bir mimarlık ofisi tarafından yapının otel olarak işlevlendirildiği bir avan proje yayınlanır (GAD Architecture, 2014). Medyada yer alan temsillerden, projenin bir rekontrüksiyon önerisi niteliğinde olduğu, yalnızca yapının kanonik kimliğinin belirleyicisi olan ön cephesinin biçimsel anlamda yeniden üretildiği anlaşılır. Yapının özgün tasarımı ve mimari niteliklerinin tehdit altında olması uzmanları harekete geçirir ve 13.05.2016 tarihinde korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilir. Bu olumlu gelişme ne yazık ki yeterli olmaz. Kısa süre sonra ortaya çıkan politik gelişmeler neticesinde yapının mülkiyeti TMSF’ye geçer ve 2017’den günümüze uzayan belirsiz bekleyiş başlar. 2021’de binanın tamamen boşaltılması sonrasında başlayan güvenlik sorunları nedeniyle bina içerisindeki pek çok mimari eleman ve teknik donatı kontrolsüz bir yağmaya maruz kalır. Aralarında TMMOB Mimarlar Odası ile docomomo_türkiye’nin de bulunduğu ilgili kuruluşların ve sosyal medyadaki çok sayıda kullanıcının tepkisi sonrasında hem yapının hem çevre halkın güvenliğinin sağlanması için zemin katlardaki tüm doğramalar sökülerek açıklıklar tuğla duvar ile kapatılır. İlerleyen süreçte yapının cepheleri özgün cephe modülasyonunu temsil eden bir görseli içeren yarı geçirgen bir reklam örtüsü ile kapatılsa da koruyucu niteliği olmayan bu uygulama yetersizdir. Bina günümüzde camları sökülmüş, dış etkenlere tamamen açık vaziyette kaderini beklemeye devam etmektedir.

Resim 3. Fındıklı Akbank Genel Müdürlük Binasının bugünkü durumu. · Yazarlar tarafından Ocak 2025’te çekilmiştir.

Süreçte dikkat çekici bir nokta yapının 2016’daki tescilinden itibaren Koruma Bölge Kurulu’nun rölöve, restitüsyon ve onarım projelerini tekrar tekrar talep etmesine rağmen bu konuda bir gelişme olmamasıdır. Koruma Bölge Kurulu kararları incelendiğinde 2021’de yapıya tahribatın önlenmesi için Belediye tarafından güvenlik önlemleri alınması, tahribata yol açanlar hakkında işlem yapılması ve talep edilen projelerin hazırlanması istenmiş; 2023’te ise istenen projelerin iletilmediği belirtilerek kurul kararlarına uyma zorunluluğunu hatırlatmıştır.

Tescilli bir modern mimarlık mirası olan Fındıklı Akbank Genel Müdürlüğü binası çağdaş koruma anlayışı açısından değerlendirildiğinde, özgünlük ve bütünlüğünün tehdit altında olması dikkat çekmekte. 20. yüzyıl sonunda modern mirasın tasarım bütünlüğünü malzeme özgünlüğünün önüne koyan anlayış yerini günümüzde mirasın onu değerli kılan tüm nitelikleri, patinası ve katmanları ile bütüncül olarak korunması gerektiğini vurgulayan bakışa bırakmıştır (ICOMOS ISC20c, 2017). Koruma uygulamalarında mümkün olan en az müdahaleyi esas alan yaklaşım ise kültürel mirasın korunmasında yaygın olarak benimsenmektedir (ICOMOS Avustralya, 2013). Bu anlamda binanın özgün mimari elemanlarının kaybı ve dış etkenlere karşı savunmasız halde olması, ihtiyaç duyulan koruma müdahalesinin boyutlarını arttırmaktadır. 

Fındıklı Akbank Genel Müdürlüğü binası Türkiye modern mimarlığının önemli bir dönemini temsil etmenin yanı sıra Beyoğlu’nda konumlandığı aksın gelişimini ve mekânsal sürekliliği yansıtan nitelikli bir yapı olarak öne çıkmakta. Yapının bugünkü durumu endişe verici olsa da nitelikli bir koruma sürecinin uygulanabilmesi için potansiyel barındırmaktadır. Hem mimarlık hem de koruma alanında sürdürülebilirlik ve döngüsellik konularını tartıştığımız günümüzde, yapının yeniden kullanılması, taşıdığı mimari, tarihi ve sosyal değerlerin geleceğe aktarılabilmesini sağlamanın yanı sıra, gerçekleştirilecek nitelikli bir koruma uygulamasının bu mirasa yaklaşım konusunda öğretici olması açısından da önemli bir eğitim değeri yaratacaktır. Nitekim, geçirgen cephelere sahip modern mimarlık mirasının korunmasında tasarım özgünlüğü açısından önemli bir parametre olan gece görünümünün, Eldem’in Türkiye’de bir ilk olarak uyguladığı Fındıklı Akbank Genel Müdürlüğü binasının koruma süreçlerinde değerlendirilmesi büyük bir kazanım olacaktır. Bulunduğu kentsel mekânın önemli bir bileşeni olan yapının özgün tasarım değerlerini yitirmesinin önüne geçilmesi ve korunması için gerekli çalışmanın ivedilikle başlatılması önem taşımaktadır. 

İçinde bulunduğu kültür aksına, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne bağlı bir sanat ve bilgi merkezi olarak katılmasının yolunun açılması için, yapının hikayesinde rol alan tüm aktörler ve yetkililerin çaba göstermesini temenni ederiz.


Kaynaklar

Aysel, N. (2022) “Bellek Yitimi: Sedad Hakkı Eldem’in İkonik Ofis Binası, Fındıklı Akbank Genel Müdürlüğü”, Mimarlık, (423), s.66.

Bilgin, İ. (t.y.)  “Modül Zırhı”, Yapı. (Erişim Tarihi: 25.01.2025) https://yapidergisi.com/modul-zirhi-2/ 

Eldem, S.H. (1971) “Akbank Genel Müdürlük Binası”, Arkitekt, (343), ss. 112-114

GAD Architecture. (2014). Fındıklı Hotel. (Erişim Tarihi: 17.01.2025) https://www.gadarchitecture.com/projects/findikli-hotel

ICOMOS ISC20c (2017) Yirminci Yüzyıl Mirasının Korunmasına Yaklaşımlar: Madrid - New Delhi Belgesi. 

ICOMOS Avustralya (2013) Burra Tüzüğü: Avustralya ICOMOS Kültürel Öneme Sahip Yerler Tüzüğü.

Tanju, B. (2009) “Sedad Hakkı Eldem: Bir Katalog Denemesi”, Sedad Hakkı Eldem II: Retrospektif, (ed.) B. Tanju, U. Tanyeli, Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi, İstanbul, ss.29-285.