Viyana II

Avrupa başkentleri içinde nispeten mütevazi bir alana ve nüfusa sahip olmasına karşın Viyana, mimarlık, sanat ve kültürel miras açısından Avrupa’nın en önemli kentlerinden birisi. 2023’ün Mart ayındaki seyahatimizde görmeye fırsat bulamadığımız sarayları, parkları ve Erken Modern döneme ait bazı yapıları bu sene Nisan ayında görme fırsatı bulduk; ancak yine de incelemeyi arzu ettiğim yerlerin bir kısmına zaman ayıramadık (1).


Viyana emperyal sarayları ile tanınan bir kent; oldukça çok sayıda saray kompleksi var ve çoğu da büyük araziler üzerine inşa edildiği için kent içerisinde önemli ölçüde bir yeşil alan stoku yaratmışlar. Bu sarayların içlerinde en önemlilerinden başta geleni de Schönbrunn Sarayı (Resim 1).
Schönbrunn Sarayı, 1740-1750’ler arasında Hapsburg Hanedanı’nın yazlık sarayı olarak, Barok stilde inşa edildi. Adını saray bahçesinde bulunan bir artezyen kuyusundan aldı (2). “Schönbrunn” ismi ilk defa 1642 yılındaki bir resmi belgede geçiyor.
1569 yılında Kutsal Roma İmparatoru Maximilian tarafından satın alınan geniş arazide önceleri avlanmak amacıyla vahşi hayvanlar yetiştirilmiş; ironik olarak, aynı arazi içinde bu gün bir hayvanat bahçesi var! 1918 yılında Hapsburg Hanedanı’nın düşmesi üzerine yeni kurulan Avusturya Cumhuriyeti, Schönbrunn’u müze olarak korumaya karar verdi. 1441 odası olan Schönbrunn, Avusturya’nın en önemli kültür varlıklarından birisi kabul ediliyor.


Kent merkezinden uzakta olması nedeniyle U4 U-Bahn hattı ile ulaşılan saraya ön avluyu tanımlayan kuzey blokundan giriliyor. İçinde bir danışma ve bilet gişesi, cafe, restoran, hatıra eşya satış dükkanı olan ve sesi emen, kontrollu ışık sağlayan delikli bir asma tavan ile yenilenen binadan çıkınca karşılaştığınız ön bahçe/ön avlunun ölçeği sizi şaşırtıyor (Resim 2). Günümüzde sarayın bir kısmı gezilebilmekte; hanedanın günlük yaşamının geçtiği orijinal tefrişli odaların yanısıra, kabul salonları gibi resmi toplantılarda kullanılan mekanları da görmek mümkün (Resim 3). Büyük Galeri, tavan resimlerinin güzelliği kadar, 1961 yılında zamanın Sovyet lideri Nikita Khrushchev ile ABD Başkanı John F. Kennedy’nin buluşmalarına ev sahipliği yapmasıyla da ünlü (Resim 4, 5).


Sarayın güneyinde kalan devasa bahçenin en uç noktasında ve tepede Gloriette yer alıyor. Gloriette, Fransızca’da “küçük oda” anlamına gelen “gloire” sözcüğünden türetilmiş ve genellikle bahçede ve tepe üstünde yer alan bir pavyon anlamına geliyor. Schönbrunn’da Gloriette, hem bahçe mekanını güneyden tanımlayan ve bitiren, hem de üst kottan çevrenin ve kentin izlenebildiği bir odak yapı işlevini görüyor. Franz Josef I’den başlayarak yemek ve kahvaltı salonu olarak kullanılmış (Resim 6).
Viyana’nın bir diğer önemli emperyal yapı kompleksi Belvedere Sarayı. Belvedere, 1668-1745 yılları arasında Savoy Prensi Eugene tarafından mimar Johann Lukas von Hildebrandt’a yaptırılmış iki saraydan oluşuyor. Yukarı ve Aşağı Belvedere diye anılan bu Barok saraylar, birbirlerine teraslanmış, çok büyük bahçelerle bağlı (Resim 7, 8). Yazlık saray olarak yapılmış olan Belvedere, inşa edildiği yıllarda kenti çeviren duvarların dışında kalıyordu. Günümüzde Yukarı Belvedere’de zengin bir resim koleksiyonu sergileniyor. Özellikle Gustav Klimt’in en önemli eserlerine ev sahipliği yapan müzede, Oskar Kokoschka, Egon Schiele ve Fransız Empresyonistlerinin de eserleri mevcut (Resim 9). Aşağı Belvedere Sarayı Prens Eugene’nin evi olarak kullanılmış; günümüzde geçici sergilere ev sahipliği yapıyor (Resim 10).



Hafif eğimli bir arazide tasarlanan saray kompleksinin bahçesi, Fransız tarzı, simetrik bir peyzaj anlayışı ile ele alınmış; su kaskadları, havuzlar, yürüme yolları ve pergolalı pavyonlarla bezenmiş (Resim 11). Belvedere Sarayı Unesco’nun Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.
Barok döneme ait yapılarıyla ünlü olmasına karşın, önemli bir Erken Modern Mimari mirasına da sahip olan Viyana, geleneksel olarak da kent yönetiminin sosyal konut projelerine öncelik verdiği bir şehir. Bu yerleşimlerin içinde en önemlisi ise Karl Marx Hof projesi (Resim 12).
Karl Marx Hof, Viyana’nın Heiligenstadt Mahallesi’nde yer alan bir sosyal konut yerleşimi. Mimar Karl Ehn tarafından projelendirilen kompleks, 1927-1930 yılları arasında inşa edilmiş. 1.100 metreyi aşan uzunluğu ile 30-60 m² arasında değişen 1382 adet konutu içeren yapı, arsanın sadece %18.5’unu içeren 156.000 m²’lik inşaat alanı, bahçeleri, oyun alanları ve diğer yeşil alanları ile dünyanın en uzun konut yapısı olarak biliniyor (Resim 13). Kompleksin içerisinde hamamlar, ortak çamaşırlıklar, ana okulları, kütüphane, doktor muayenehaneleri ve iş yerleri mevcut. U4 U-Bahn hattı bağlantısı ile, Heiligenstadt metro istasyonundan çıkınca Karl Marx Hof’u tam karşınızda buluyorsunuz (Resim 14). İkinci Dünya Savaşı’nda zarar gören yapı, 1950’lerde tamir görmüş, 1989-1992 arasında da yenilenmiş.



Mimar Karl Ehn, Otto Wagner’in öğrencisi ve ön modernizmin de tavizsiz savunucusu. Yapılarında Otto Wagner’in sevdiği süslemeyi de reddeden bir kişilik. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra karşılaşılan konut sorunu, artan nüfus, yükselen kiralar ve genel işsizlik karşısında Marksist ideolojiye sahip olan Viyana kent yönetimi, işçileri yüksek yoğunluklu, sık dokulu komünitelerde, ancak mevcut yapılara göre çok daha yüksek standartlarda, sağlıklı konutlarda iskan etmeyi savunuyordu. Bu anlayışla, 10 yılda bir milyonu aşan bir nüfusu barındıran 64.000 konut inşa etti; finansmanını da büyük toprak sahiplerini ve varlıklı kesimleri yüksek vergilendiren bir yöntemle sağladı. Bundan rahatsızlık duyan varlıklı kesimler, daha sonra marksist yönetime karşı faşizmin en büyük savunucuları haline geldiler.
Birinci Dünya Savaşı’nı takiben Viyana kent merkezinde gereksinimi duyulan yüksek yoğunluklu konut yapısı stokunu karşılamak üzere Hapsburg İmparatorluğu sırasında popüler olan mimari anlayışla tasarlanmış olan Karl Marx Hof’un ideolojik bir simge olmasının yanısıra, politik bir önemi de var. 1934 Avusturya İç Savaşı sırasında bombalanan kompleks, Faşizm karşıtlarının kalesi olarak işlev görmüş (Resim 15).


Karl Marx Hof’u diğer yirminci yüzyıl başı mahallelerinden ayıran özellik, geniş iç bahçeleri ve sosyal donatıları. Kompleksin içinde yer alan muhtelif heykeller, süslemeler, duvar panoları, seramik kaplamaları gibi ögelerin yapımı işsizliğin hüküm sürdüğü savaş sonrası ortamda işsizlere iş bulma amacıyla organize edilmiş (Resim 16, 17). Karl Marx Hof yapıldığı zaman proleteryanın kalesi olmuştu; günümüz Viyana’sında da sosyal devlet, halen Avrupa’nın en kapsayıcı ve kaliteli sosyal konut programını uygulamakta devam ediyor.
Karl Marx Hof, çok popüler bir yerleşim. Kentin içerisinde birer vaha yaratan orta avluların yeşili, Viyana’nın parkları ile yarışacak zenginlikte ve sakinlikte (Resim 18). Orta blok avlusunun bir kenarı caddeye açık; diğer avlular ise kapalı ve kendi içlerine dönük planlanmış. Yapının cephelerinin, girişlerinin ve bahçe düzenlemelerinin ele alınışı, değişik avlularda kendisini farklı bir mimari anlayışla ifade ediyor (Resim 19, 20). Nitekim yapı grubunun orta girişindeki monumental, çarpıcı, faşizan cephe anlayışı, diğer bloklarda yerini (hem içe bakan, hem dışa bakan yüzeylerde) son derecede sade ve sakin bir Viyana neo-modernizmine bırakıyor (Resim 21).




Kentsel parklar, Viyana’nın şehir planlamasında önemli bir yer tutuyor. Bunlar, kentlinin rekreasyon gereksinimini karşılayacak sakin, abartısız, dinlendirici mekanlar. Stadtpark da Viyana’nın önemli bir parkı. 65.000 m² alana sahip olan Stadtpark, Viyana Nehri ile iki ayrı parka bölünüyor. Doğuda kalan alan çocuk parkı ve spor etkinlikleri için ayrılmış. Batıda kalan kısımda ise ağaçlı yürüme yolları, geniş çim yüzeyler, gölet ve yol güzergahlarına yerleştirilmiş müzisyen, yazar ve sanatçı heykelleri mevcut (Resim 22, 23).



Viyana’nın ilk kamusal parkı olan Stadtpark 1862’de açılmış. Planlaması Viyana kent bahçıvanı Rudolf Siebeck ve Saray Ressamı Joseph Selleny tarafından, İngiliz bahçe tasarımı konsepti ile yapılmış olan Stadpark’ın güney ucunda Kursalon binası var. İtalyan Rönesans mimarisi tarzında tasarlanmış olan yapıda konserler, balolar ve sanatsal etkinlikler, ilk yapılma amacına uygun olarak, günümüzde de devam ettiriliyor (Resim 24).


Viyana’da uzun yıllardır görmek istediğim bir “yapı” vardı: Coop-Himmelb(l)au’ nun yaptığı ve mimarlık tarihinde Dekonstrüktif Akım’ın ilk gerçekleştirilen ve en tanınan yapıtlarından olan “Falkestrasse Üzerinde Çatı Katı İlavesi”. Sokak seviyesinden algılanması çok zor bir konumda olan ilave, bir hukuk firmasının sahibi olduğu çatı katı dairesini genişletme arzusundan çıkmış (Resim 25, 26). 1988 yılında yapımı tamamlanan ilave, son derecede sıradışı bir konstrüksiyon ile ele alınmış. Coop Himmelb(l)au’nun kurucusu mimar Wolf Prix, cam yüzeyler ile kırık ve lineer dış sağır yüzeylerin, doğal ışığın ve dış manzaranın kontrolunu sağladığını söylüyor (Resim 27, 28, 29). Prix, yapı strüktürünün “mekansal enerjiyi yapısal gerçekliğe dönüştürdüğünü” savunuyor. Aslında, Viyana İmar Yönetmeliği’ne tamamen aykırı olan yapının onayı, Belediye Başkanı’nın projeyi bir mimari eser değil, bir sanat eseri olduğunu kabul etmesiyle aşılmış! Gerçek şu ki, yapı inanılmaz bir dekonstrüksiyon estetiğine sahip; Belediye Başkanı’nın projeyi sanat eseri olarak görmesi de boşuna değil... Bu noktada, bizim kentlerimizin imar yönetmelikleri ve bu yönetmelik maddelerinin uygulanması sırasında mimarların ne kadar zorluklar ve kısıtlamalar ile karşılaştığını düşünmeden edemiyor insan...




Viyana’nın her köşesi -özellikle iç kent’in olduğu bölge-, sürprizlerle dolu. Nitekim dünyanın hangi kentinde metro istasyon yapılarında Otto Wagner’in tasarım inceliğini görebilirsiniz (Resim 30).


İlk defa 1990’ların sonunda ABD’ye giderken uçak 5-6 saatlik bir stop-over yaptığında, Viyana’yı -belki çok kısıtlı bir kısmını, çok kısa bir sürede gördüğüm için- açıkçası “sıradan bir Orta Avrupa şehri” gibi algılamıştım. Çok yanılmışım; Viyana, içinde gezdikçe, taşıdığı güncel ve tarihsel değerleri ve güzellikleri açığa çıkaran, özellikle mimarların incelemesi gereken bir kent...
NOTLAR VE REFERANSLAR:
- Bkz. “Viyana: İzlenimler”, Serbest Mimar Sayı 49, Eylül 2023, Sf. 70-77.
- “Schönbrunn’, “Güzel Pınar” anlamına geliyor.



